Tuesday, March 01, 2011

Yalnızlık Ömür Boyu

Who the fuck is "Yonnie Rugangira", kim ulan bu herif!!?

Valla ben de bilmiyorum, böyle Line'nin yanında takılan, elini omzuna koyan bi tip işte. (Obaaa) N'oldu güzelim, elinden kaçınca kıymete mi bindi Aykızı. Polonya gezi broşürlerine bakarken birden Danimarka'nın en yaşanabilir ülkeler sıralamasında olduğunu mu hatırladın.

He he sanırım yıllardır yazdığım kod devreye girdi, 'yalnız olmamalıyım'. Line'yi önemsemiyormuş gibi gözükmemin sebebi göremiyor oluşum. Gözden uzak olan gönülden de uzak duruyormuş hakketten. Yine de yaz için bir heyecan var içimde. Tabii bir yandan da burada yeni gördüğüm, tanıştığım, konuştuğum bayanlar var; oh sivil hayat ne güzel şeysin sen. Kafa karışıklığı had safhada. İki kere konuştuğum, Almanya'ya dönecek, erkek arkadaşı olan bir hanımefendiye asılmamak için zor tuttum kendimi geçen gün. Yeni tanıştığım klasman olarak üzerimde olduğu çok belli bir mühendis hanım gazabıma kurban oluyoru az kalsın. Birşeyler yapmalıyım duygusu var üzerimde, sanki bunlar son şanslarım. Bunu askerlik psikolojisi olarak yorumlayacağım, açıkçası bir öküz olduğumu kabul etmek gelmiyor içimden. (O mondiö!)

Yalnızlık ömür boyu değil de çoğu zaman işte. Kolay bulunmuyor o, bakmaya devam. Evet evet ben aslında 'o' nu arıyorum, kesinlikle bir önüne geleni becermeye çalışma duru yok. (Yuharra)

PS: Uyarı vermeden şak diye çalmaya başlayan ve bu yazıya sebep olup adını veren MFÖ'ye de saygılarımı sunarım. Ah be abi...

No comments: