Monday, September 29, 2014

Dream

Trende yolculuk ediyorum. Selcen var, karnıma pat pat vurup "ooo ne sıkı olmuş ne güzel" gibisinden birşeyler söyleyip kız kardeşini kıskandırıyor. Ya da başka biri ama sanki kızkardeşi imiş. Buradan bir ödül törenine geçiyoruz. Niyeyse Cem Uzan'mışım ben??? Önce podyuma bi çıkıyorum konuşmak için, sonra da kazandığım ödülü almak için ortaya geliyorum. Kırk bin lira. Ebru var, şuraya buraya bağışlarsın diyor. Tamam diyorum. Parayı verecek adamın önündeyim. Adam hesap yapıp 25,000 gibisinden bir sayı diyor. Vereceğim para mı, bende kalacak para mı belli değil. Soruyorum cevap yok. Galiba.

İşte buradan sonra karışıyor ortalık. Dört büyük ışık süzmesi beni çekip alıyor o binadan. Ölüme gidiyorum. Neden şimdi diye soruyorum; bağırıyorum sanırım. Işıklardan kurtuluyorum bir noktada. Koşarak kaçmaya çalışıyorum ama dünya etrafımda küçlüyor, üstüme kapanıyor. En sonunda tamamen karanlığın içinde kalıyorum ve tamam diyorum artık öleceğim. Herşey kapanıyor, kararıyor ama öldürmüyor beni. Burada uyandım.


No comments: